Edinburg: Özgürleştiren Şehir

Harry Potter’ın doğduğu, trekking rotaları ile dolu, yürüyerek gezilebilecek, modern sanata kucak açan, suyun bedava olduğu, viskinin ana vatanı olan, tam fotoğraflık ve en nihayetinde özlemini duyduğumuz bir şehir planına sahip bireyi özgürleştiren şehir!

Biz 19-22 Ocak tarihleri arasında yukarıda tasvir etmeye çalıştığımız Edinburg’taydık. Kış döneminde güneş ışığına biraz hasret kaldık. Gün saat 8’de aydınlanıyor ve 16.30’a doğru ise kararmaya başlıyor. Deniz kenarında olmasının etkisi ile hava ortalama 5 derece civarında seyrediyor. Yağış ihtimali her daim yüksek olsa da şansımıza sadece çok kısa bir süreliğine kar yağışına denk geliyoruz. Yine de benzer tarihlerde gidecek olanlar için vücut ısısını koruyacak şapka-atkı-bere üçlüsüne ve termal içliğe ihtiyaç olacaktır.

DSCF2001

Edinburg’a Ulaşım: Türkiye’den 4 saatlik bir uçak yolculuğu ardından havaalanına iniş yapıyoruz. 2019 başı itibariyle Türkiye’den şu an sadece THY direkt olarak uçuyor. Biz geziyi planlarken Ocak ve Şubat aylarında çoğu yurt dışı uçuşunun en ucuza alınabildiği dönemler olduğunu fark ettik. Karşılaştırma yapabilmeniz için Ocak 2019’da kişi başı gidiş geliş 1.700 TL’ye uçak bileti alınabildiğini not edebilirsiniz.

Ayrıca size diğer bir rota önerimiz de var. Londra gezi planınızda ise Londra’dan Edinburg’a 4 saatlik bir tren yolculuğu ile veya 1-1.5 saatlik uçuşla varabilirsiniz.

Şehir Merkezine Transfer:  Havaalanından şehir merkezine Airlink ve Skylink adını taşıyan otobüslerle veya tren ile ulaşabilirsiniz. Airlink ve Skylink otobüsleri farklı güzergahları kullanıyor.  En hızlı şekilde merkeze “Airlink 100” otobüsü ile gidebilirsiniz. 20 dakika da seferini tamamlıyor. Skylink 200, 300 veya 400 hatları ise daha az sık kalkmak ile birlikte farklı rotaları kullanarak ve daha çok durakta durarak sizi şehrin farklı noktalarına ulaştırıyor. Skylink biraz size vakit kaybettirebilir fakat yükünüz ağırsa veya hava kötüyse kalacağınız otelin yada evin köşesindeki bir duraktan geçiyor olabilir.

Tren ile geliyorsanız zaten Waverley İstasyonuna varıyor olacaksınız. Aslında burası da Airlink 100’ün son durağına çok yakın bir yer.

Havalanı şehir merkezi Airlink ve Skylink otobüsleri ile tek yön 4.50 pound, gidiş geliş ise 7.50 pound. Biletlerinizi isterseniz havaalanından çıkınca 50 metre sağ tarafa biraz yürüyerek ulaşacağınız bilet satış gişelerinden alabilirsiniz veya temassız kredi kartları ile otobüste ödeyebilirsiniz. Gidiş-dönüş bileti alırsanız size verilecek fişi dönüş yolculuğunuz için saklamayı unutmayın.

Şehir merkezine giderken ilk karelerimiz aşağıdakilerdi 🙂

Pasaport Kontrolü: Birleşik Krallıktaki her ülkeye inişinizde olduğu gibi uçak inişe geçtikten sonra sizden gümrük polisine pasaport kontrolü esnasında vermekle yükümlü olduğunuz “Landing Card” formunu doldurmanız istenecek. Bu formda nerede, ne kadar süre kalacağımızı ve pasaport bilgilerimizi yazıyoruz. Pasaport polisleri de hemen hemen herkese klasik olarak hangi amaçla geldiğini ve kaç gün kalacağını size soruyorlar. Bizi gülümseyen bir görevli İskoçya’ya aldı ve sadece vizemizin gelecek hafta sonu biteceğini hatırlattı sağolsun.

Şehir İçi Ulaşım: Şehir içi ulaşım aracı kullanmanıza gerek olmayacağını düşünsek de yer altı metro olmayan bu şehirde otobüse binmek isterseniz temassız kredi kartı ile yada tam bozukluk olacak şekilde ücret ödemenizi yapabilirsiniz. Otobüs şoförünün paraya teması olmadığı için size para üstü veremiyor. Bozukluklarınızı soför kabininin hemen önündeki bir makineye atıyorsunuz ve şoför size biletinizi veriyor. Gündüz otobüs yolculuklarınız için 1.70 pound, gece yolculukları için 3 pound ödüyorsunuz.

Biz sadece dönüş günümüzde ulaşım için otobüsü tercih ettik. Kalan günlerde ise yürüyerek tüm şehri gezindik.

Daha da detaylı bilgi için otobüs işletmecisinin web sitesine bakabilirsiniz.

Hava Durumu: Deniz kenarında olmasının etkisi ile gündüz sıcaklığı Ocak ayında ortalama 3 ila 5 derece arasında geziniyor. Fakat yağış ihtimali hep yüksek bu şehirde. Şansımıza bizim 4 günlük gezi sürecimizde sadece 10 dakika yağmur ve 10 dakika kar yağdı. Deniz etkisi ile kuru bir soğuk olmadığını düşünmemize rağmen soğukta gezmekten keyif almanyanlar Edinburg’u Mart ayından sonra gezi planına dahil etmeli diye düşünüyoruz.

Konaklama: Biz şehir merkezine 10-15 dakika yürüme mesafesindeki “Hampton By Hilton Edinburgh West End” hotelinde konakladık. Bu hotelin en büyük avantajı konaklamaya kahvaltı dahil olması ve odada kasanın bulunması oldu. Kalite standartlarını Türkiye ve Almanya’da da deneyimlediğimiz bir zincir olduğu ve gecelik 2 kişi kahvaltı dahil 400 TL konaklama imkanı sunduğu için biz Hampton’ı tercih ettik. Otelde şişelenmiş su odaya bırakmıkyorlar fakat çeşmeden su içebileceğinizi belirtiyorlar ve bu her yerde geçerli. Avrupa şehirlerinde suya ödediklerimizi ve evlerimizde damacanaya ödediğimiz fiyatları dikkate alınca suyun bedava olması ve tadının güzel olması bizi oldukça mutlu etti.

Airbnb güzel bir tercih olmak ile birlikte biz kısa seyahatlerimizde varışta odamız uygun olmayınca ve çıkışımızda da uçağımız geç saatteyse bavulu otelin bagaj odasına emanate bırakma imkanı nedeniyle otelden yana kullanıyoruz.

Gezilecek Yerler

Edinburg’da gezilecek yerler listesi biraz kalabalık. Ama şehir küçük olduğu için hemen hemen hepsini güzel bir planlama ile 3 günde rahat gezebilirsiniz.

Dean Village: Şehrin merkezinin hemen hemen ortalama 15-20 dakika yürüme mesafesinde bulunan bu köy size fotoğraf açısından ve sakin bir zaman geçirmeniz için güzel bir fırsat veriyor. Yerleşim birimi merkezinde herhangi bir işletme bulunmadığı için vaktinizi hemen yanınızda akan Water of Leith’in sesi eşliğiyle sık sık fotoğraf makinenizin veya telefonunuzun ekranına bakarken bulacaksınız. Şimdi sakin olun ve anın keyfini çıkarın. Buraya yaklaşık 1 saatinizi ayıracağınızı düşünüyoruz.

DSCF1356-2

Water of Leith: Bu nehir Edinburg şehri boyunca yeşil bir koridor oluşturuyor. Nehir kenarında yürüyüş yolları bulunuyor. Bir kısmını Dean Village’da yürüdüğümüz bu parkurlara şehrin değişik bölgelerinde denk gelebilirsiniz.

DSCF1488

Scottish National Gallery of Modern Art: Londra gibi burada da devletin tüm müzeleri ücretsiz. Modern sanat müzesi yolun 2 ayrı tarafındaki 2 ayrı binadan oluşuyor. Sabit sergilerin yanında süreli sergilerde bulunuyor. Ocak 2019’da Andy Warhol, Eduardo Palozzi, Salvador Dali ve Magritte’in eserlerini görme şansını elde ettik.

Royal Botanic Garden: Girişin ücretsiz olduğu fakat yerleşkesi içerisinde bulunan bazı binalara girişin ücretli olduğu devasa bir botanik bahçesini de ziyaret planlarınıza ekleyebilirsiniz. Çok sayıda bitki formuna ev sahipliği yapan bu yerleşke içerisinde bol bol oksijen depolayabilirsiniz. Sıradan bir turist için güzel bir yürüyüş yolu ve botanik bahçenin gerçek anlamını öğrenme imkanı sunarken, bitkilere meraklıysanız sizin için daha çok şey ifade edebilir.

Royal Mile: Edinburg’un tarihsel merkezi olarak ifade edebileceğimiz ve üzerinde çeşit çeşit müzeler, restoranlar, mağazalar bulunan caddedir. Bir ucunda Edinburg Kalesi diğer ucunda da İskoç Parlementosu ve Hollyrood Sarayı bulunuyor.

The Scotch Whisky Experience: Edinburg dışına günübirlik turlara gitmeyecekseniz İskoç viskisini interaktif bir şekilde öğrenmek  ve tadım yapmak isterseniz Edinburg Kalesi’ne çok yakın bu yere rezervasyon yaptırıp tura katılabilirsiniz. Biz paket olarak Silver paketi seçtik. Gold paket ve silver paket birlikte tura başlıyor. En son tadım odasına birlikte giriliyor. Gold paket 5 farklı viski, Silver paket ise bizim gittiğimiz tarihlerde 2 farklı viski tadımı ve çikolata içeriyordu. Silver paket kişi başı 16 pound iken, gold paket 28 pound tutarındadır. Bu fiyatlara değer mi derseniz denenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Rezervasyonu buradan yapabilirsiniz.

Edinburgh Castle: Şehrin merkezindeki volkanik oluşumun üzerine inşa edilen bu kaleye ziyaret etmek için internetten bilet almanız halinde 17 pound ödemeniz gerekiyor. Biz içine girmedik ama ücretsiz olarak girebileceğiniz giriş avlusuna kadar giderek kokusunu aldık diyebiliriz.

Calton Hill: Edinburg şehrini iki farklı tepeden izleyebilirsiniz. Bunlardan ilki olan Calton Hill’e 20-30 dakikalık yürüme ile çıkabilirsiniz. Kesinlikle ziyaret etmeniz ve şehri yukardan izleyerek keyfini çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Arthur’s Seat: Denizden yüksekliği 250 metre olan bu tepenin zirvesine çıkmak gerçekten zorluk derecesi yüksek patikaları tırmanmanızı gerektirebiliyor. En kolay çıkış rotası Dunsapie Loch gölünün ordan tepeye dümdüz çıkmak iken tepeye çıkan diğer gürühları takip ederseniz daha zor patikalardan bizim gibi çıkmak durumundasınız.

 

Yaklaşık 1 saat civarı bir vaktinizi tepeye çıkmak alacaktır. İnsan tepeye çıkınca mutlu hissediyor. Olabildiğince spor giyinmenizi tavsiye ederiz. Kış aylarında zirve çok rüzgarlı bu nedenle korunaklı bir şekilde trekkinge uygun ayakkabılar ile gitmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Dunsapie Loch ve Duddingston Loch: Edinburg’da ziyaret ettiğimiz için iki gölün isimlerini size sunmak istedik. Eğer yolunuz düşerse bu göllerin kenarında keyifli vakit geçirebilirsiniz.

DSCF2282.jpg

Princess Street: Edinburg’un alışveriş caddesini merak ediyorsanız işte burası orası. Londra’nın Oxford caddesi neyse işte burası da o. Hemen hemen aradığınız tüm mağazaları bu caddede veya komşu ara sokaklarda bulabilirsiniz. Tax free formlarını almayı unutmayın. Şehir merkezinde Waverley Shopping Center’ın üst kısmında yer alan turist merkezinden veya havalimanında vergi iadesi için belgelerinizi içine atabileceğiniz bir kutu yer alıyor.

Scottish Parliament: Gittiğiniz ülkelerin yönetim şekillerine bizim gibi meraklıysanız önceden kayıt olabileceğiniz ücretsiz turlar ile parlemento yerleşkesini gezebilirsiniz. Dilerseniz her hafta bir gün fotoğraf çekimi için de ücretsiz bir tura buradan kayıt olabilirsiniz. Standart parlemento rehberli turu yaklaşık 1 saat sürüyor. Sadece oturum yapılan meclis toplantı salonunda fotoğraf çekmenize izin veriliyor.

DSCF2180.jpg

Holyrood Palace: Britanya kraliyet ailesinin İskoçya’daki bu rezidansı Royal Mile’ın bir ucunda yer alıyor ve ziyareti ücreti mukabili gerçekleşiyor. Kişi başı 15 pound’a burayı ziyaret edebilirsiniz. Biz ziyaret etmedik ama kraliyet ailesinin yaşam tarzına meraklıysanız kaçırmayın deriz. Buradan biletinizi alabilirsiniz.

Camera Obscura and World of Illusions: İlluzyonist oyunlar ve hileli aynalardan oluşan sergi odaları bulunan bu turistik yere de dilerseniz bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz. Kişi başı bilet ücreti ise 16 pound’dur. Buradan detaylı bilgi ve bilet alabilirsiniz. Eğer bu ücreti ödemek istemezseniz de binanın dışında yer alan aynalardan kısaca deneyimleyebilirsiniz.

Grassmarket: Enerjik ve renkli bir Edinburg caddesi olarak tanımlayabiliriz burayı. Kafelerinin dekorasyonunu çok beğendik. Ayrıca renkli binalar ile güzel fotoğraflar da çekebilirsiniz. Londra’dan aşina olacağınız kırmızı telefon kulübelerine de denk gelebilirsiniz.

DSCF1990

Adam Smith Grave: Ekonomi ve politika okuyanların aşina olacağı Adam Smith’in mezarı bu şehirde yer alıyor. Biz bulduk ziyaret ettik.

DSCF2345

Yemek Opsiyonları

Whiski Rooms: Çeşit çeşit viskiler deneyerek güzel bir Edinburg akşam yemeği yemek isterseniz buradan rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz. Kişi başı 16-20 pound arası bir tutarı gözden çıkarmanız gerekiyor.

Fazenda: Brezilya konsepti uygulayan bu restoranda sınırsız leziz et ve salata sizi bekliyor. Muhteşem bir deneyim sunuyor. Hem salata barı alanından taze sebze alternatiflerine, humus gibi meze alternatiflerine, somon balığı seçeneklerine sahipsiniz hem de masanızda bulunan kart ile dilediğiniz zaman et servisini başlatabilirsiniz.

Etler dönerlerin asılı olduğu gibi bir demir çubuğa asılı geliyor ve dilediğiniz miktar tabağınıza servis ediliyor. Menüde yer alan tüm et çeşitleri farklı zamanlarda servis edilmeye devam ediliyor. Fakat bunun bir bedeli var. Kişi başı 36 pound’u gözden çıkarmanız gerekiyor.

Five Guys: Amerikalı bir burger zinciri olan Five Guys aç iseniz çok leziz gelecek ve yeterli porsiyon büyüklüklerine sahip yeme seçenekleri size sunuyor. Sınırsız içecek ve yer fıstığı ekstrası. Sınırsız içeceğinizi bira ile değiştirebilirisiniz.

IMG_6121

Let Me Eat: Sandviç yemek için güzel opsiyonlardan biri. Sandviç fiyatları 3-4 pound arasında değişiyor.

Hank’s Sandwich Bar: Let Me Eat’den biraz daha az seçeneğe sahip bir sandviç dükkanı. Yol üstü denk gelirseniz 3-5 pound arası değişen fiyatlara sahip leziz bir sandviç alabilirsiniz.

IMG_6152

The Wall Coffee and Design House: Bizim kahve içmek için tercih ettiğimiz, biraz soluklanmayı tercih edebileceğiniz bir kahve dükkanı. Biz memnun kaldık.

Clarinda’s Tearoom: Çay içmek hiç bu kadar asil hissettirmemişti. Ufak bir tatlı yanına demlik çay alıp neden keyfini çıkarmayasınız.

Alışveriş için : Primark, H&M, New Look, Zara, Debenhams, Vans, Waterstones

IMG_6101

Bulabileceğiniz süpermarket zincirleri: Tesco, Sainsbury’s, Lidl, Aldi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s